talk something - Türkisch Englisch Wörterbuch

talk something

Bedeutungen, die der Begriff "talk something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 60 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
talk about something v. lafını etmek
talk somebody out of something v. vazgeçirmek
talk someone into something v. birini bir şeyi yapmaya ikna etmek
talk something over v. görüşmek
talk something over v. söyleşmek
talk somebody out of something v. caydırmak
talk about something v. sözünü etmek
talk someone out of doing something v. birisini bir şeyi yapmaması konusunda ikna etmek
talk someone out of doing something v. birisini (kararında vb) vazgeçirmek
Phrasals
talk something out v. konuşarak çözmek
talk someone into something v. birine bir şeyi konuşarak yaptırmak
talk (oneself) out of (something) v. konuşarak (bir şeydeki) şansını yitirmek
talk (someone or oneself) into (doing) (something) v. (birini/kendini bir şey yapmaya) razı etmek
talk (oneself) out of (something) v. konuşarak (kendini) bitirmek
talk (someone or oneself) into (doing) (something) v. (birini/kendini bir şey yapmaya) ikna etmek
talk (oneself) out of (something) v. (kendi kendini bir şeyden) uzaklaştırmak
talk of (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgili konuşma/dedikodu/spekülasyon/tartışma
talk (oneself) out of (something) v. (kendi kendini bir şeyden) caydırmak/vazgeçirmek
talk (someone or oneself) into (doing) (something) v. (birini/kendini bir şey yapmak konusunda) tatlı dille kandırmak
talk (oneself) out of (something) v. konuşarak (kendini bir şeyde) başarısız kılmak
talk (oneself) out of (something) v. konuşmasıyla (bir şeyi) elinden kaçırmak
talk of (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında konuşmak/dedikodu yapmak/tartışmak
talk of (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgili konuşmak/dedikodu yapmak/tartışmak
talk of (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında konuşma/dedikodu/spekülasyon/tartışma
Phrases
talk something down expr. önemsiz görmek
Idioms
fast-talk someone into something v. birini laf kalabalığı ile bir şeyi yapmaktan vazgeçirmek
fast-talk someone into something v. birini konuşarak bir şey yapmaya ikna etmek
fast-talk someone out of something v. birini konuşarak bir şey yapmaktan vazgeçirmek
sweet-talk somebody into doing something v. tatlı dil ile birini bir şey yapmaya ikna etmek
talk something over v. masaya yatırmak
talk over something v. masaya yatırmak
talk something over v. tartışmak
talk over something v. tartışmak
talk around something v. sadede gelmemek
talk around something v. dolaylı konuşmak
talk around something v. (konunun) etrafında dolaşıp durmak
talk around something v. lafı dolandırmak
talk one's way out of something v. konuşarak/diliyle bir şeyden kurtulmak
talk one's way into something v. (diliyle) ikna ederek bir şeyi kapmak
talk one's way into something v. konuşarak bir şeye bulaşmak/müdahil olmak
talk one's way into something v. bir şeyi yapmaya ikna etmeyi başarmak
talk (something) through v. (bir konuyu) tafsil etmek
be the talk of something v. herkesin dilinde olmak
be the talk of something v. herkesin konuştuğu şey olmak
be the talk of something v. bir şeyin ilgi odağı olmak
sweet-talk (one) into (doing something) v. tatlı dille (birini bir şey yapmaya) ikna etmek
talk your way out of something/out of doing something v. bahaneler sunarak sıyrılmak/kurtulmak
talk (one's) way into (something or some place) v. (diliyle) ikna ederek bir şeyi kapmak/bir yere girmek
talk (one's) way into (something or some place) v. konuşup ikna ederek bir şeyi elde etmek/bir yere girmek
talk (one's) way into (something or some place) v. konuşup ikna ederek bir şeye müdahil olmak/bir yere girmek
talk your way out of something/out of doing something v. konuşarak/diliyle bir şeyden kurtulmak
talk your way out of something/out of doing something v. bahaneyle paçayı kurtarmak
Speaking
let's talk about something else expr. haydi başka bir şeylerden konuşalım
let's talk about something else expr. haydi başka bir şeylerden bahsedelim/söz edelim
there's something I really need to talk to you about expr. seninle gerçekten konuşmam gereken bir şey var
let's talk about something else expr. başka bir şey konuşalım
It's not something you should talk about in polite company expr. bu konuyu yabancıların yanında konuşmamalısın
It's not something you should talk about in polite company expr. bu konuyu tanımadığın insanların yanında konuşmamalısın
It's not something you should talk about in polite company expr. bu konu yabancılarlayken konuşacağın bir konu değil
no one wants to talk but there's something that runs deep expr. kimse konuşmak istemiyor ama derinlerde bir şeyler var